Pankreas kanseri, belirtileri, tanısı, risk faktörleri ve tedavisi

Pankreas, karın en arka bölümünde yerleşmiş, yaklaşık 15 cm uzunluğunda, mide, onikiparmak bağırsağı (duodenum) ve kalın bağırsakla (kolon) ön yüzü tümüyle kapatılmış bir organdır. Birçok önemli görevi olmakla birlikte, alınan gıdaların sindiriminde ve kan şekerinin dengede tutulmasında önemli rol oynamaktadır. Pankreas kanserleri organın her bölgesinden gelişmekle birlikte en sık baş bölgesinden gelişmektedir. Yine en sık salgı yapan hücrelerden köken alırlar ve adenokanser olarak adlandırılırlar.

 

Pankreas kanseri, teşhisi ve tedavisi zor bir kanser olup, dünyada en ölümcül dördüncü kanser sayılmaktadır. Modern yöntemlere rağmen henüz etkili bir ilaç tedavisi geliştirilemeyen pankreas kanserine ancak cerrahi yöntemler ile müdahale edilebilmektedir. Genellikle hızlı yayılım gösteren hastalık daha çok 60 yaş sonrası görülmekte ve pankreas kanserinde erken teşhis ise hastalığın tedavisi için en önemli faktör olarak kabul edilmektedir. Pankreas kanseri erken evrede teşhis edildiğinde özellikle Whipple ameliyatı ile başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.

  

Belirtileri;

  • Sarılık, Genellikle ağrısız olur ve safra yolu tıkanıklığı olduğunda görülür. Pankreasın gövde ve kuyruk bölümündeki kanserlerde sarılık görülmeyebilir. Ciltte kaşıntılar sarılığın ön bulgusu olabilir.
  • Karnın üst bölgesinde sırta da yayılabilen karın ağrısı (Ağrı öne eğilince kısmen azalır, yemeklerden sonra ağrı artar)
  • İştahsızlık, erken doyma hissi, hazımsızlık, tedavilere yanıt vermeyen şişkinlik ve gaz
  • Ağız tadının bozulması, gıdalara karşı kötü kokular ve tiksinti hissetme
  • Halsizlik, kilo kaybı
  • Sebebi açıklanamamış bel ağrısı
  • Yeni ve birden ortaya çıkan diyabet hastalığı
  • Depresyon hali
  • Yağlı dışkılama (Dışkının rengi açılır, kötü koku olur, dışkı sifonu çekmekle kolayca temizlenmez)

 

 

   Pankreas kanserine neden olabilecek bazı faktörler;

  • Sigara: pankreas kanserlerinin yaklaşık %30’undan sorumludur.
  • Yaş: ileri yaş pankreas kanseri için bir risk faktörüdür.
  • Beslenme alışkanlığı: meyve ve sebzeden yoksun bol kalorili ve protein ağırlıklı yeme alışkanlığı olan kişilerde pankreas kanseri oranları daha yüksektir.
  • Şişmanlık: vücut kitle indeksi (BMI) yüksek olan kişilerde düşük olanlara oranla pankreas kanserine eğilimin daha fazla olduğu düşünülmektedir.
  • Mesleki maruziyet: petrol ürünlerine ve diğer kimyasal maddelere maruz kalan insanlarda pankreas kanseri görülme riski yüksektir.
  • Kronik pankreatit: Uzun süreli, tedavi edilemeyen kronik pankreasın iltihabi durumu pankreas kanserine yakalanma riskini artırır.
  • Şeker hastalığı: Şeker hastalığı pankreas kanserine yakalanma oranını sağlıklı bireylere göre iki kat artırır. Pankreas kanseri hastalarının %60-80’ninde şeker hastalığı gözlenmektedir.

 

 

Pankreas kanserinin tanısı

Pankreas kanserinin teşhisinde kullanılan yöntemler ultrason (US), endoskopi ultrason (EUS), bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve bazen pozitron emisyon tomografisi (PET) taramalarını içerir. Kanda CA 19-9  tümör belirtecinin bakılması erken  pankreas kanserinin teşhisinde ve hastalığın  takipinde diğer güvenilir yöntemdir.

 

 

Evreleme

Pankreas kanseri tanısı konulduktan sonraki aşama en uygun tedaviyi planlayabilmek için hastalığın yaygınlığını saptamaktır. Genellikle tanı aşamasında kullanılan yöntemler bu iş için yeterlidir. Tümörün çapı, etraf dokularla ilişkisi ve uzak organlara yayılımın olup olmamasına göre evreleme yapılır. Kanser hücreleri lenf yoluyla veya kan yoluyla vücuda yayılabilirler. Bu duruma ‘metastaz’ diyoruz.

 

Evre-1

Tümör pankreas ile sınırlıdır.

 

 

Evre-2

Damarsal olmayan çevre dokuya tümör ilerlemiştir. Bölgesel lenf bezlerine yayılma olabilir.

 

Evre-3

Çevre damarlarla tümör ilişkilidir.

 

 

Evre-4

Karaciğer, akciğer gibi uzak organlara tümör yayılmıştır.

 

Pankreas Kanserinin Tedavisi

Ameliyat, pankreas kanserinin iyileşmesinin genelde tek yoludur. Lakin kanserin vücudun tamamına yayılması durumunda ameliyat ile tedavi sonuç vermez. Ameliyat ile pankreasın belirli bir bölümü ya da tamamı çıkarılabilir. Pankreasın tamamının çıkarılmasına total pankreatektomi ismi verilir. Tümör pankreasın baş kısımında oldukda ‘’Whipple ameliyatı’’ , gövde ve kuyruk kısımlarında ise pankreas rezeksiyonları yapılabilir. Açık ve kapalı (laparoskopik, robotik) ameliyat teknikleri mevcuttur. İleri evre pankreas tümörlerinde Kemoterapi ve Radyoterapi gibi tedavi yöntemlerine başvurulur.

Whipple Ameliyatı

Uygulanan Whipple ameliyatında; pankreasın başı ile birlikte, safra kesesi, ana safra kanalının bir kısmı, oniki parmak bağırsağı, midenin bir kısmı ve etraf lenf bezleri blok halinde çıkarılmaktadır. Oldukça uzun süreli, çok çeşitli organların çıkartıldığı ve yeniden devamlılığın sağlandığı bu ameliyat sırasında veya kısa süre sonrasında hastanın ölüm (mortalite) veya kanama olması, sindirim sisteminin devamlılığını sağlamak için yapılan dikişlerden kaçak olması (fistül) gibi kötü durumlarla (morbidite) karşılaşılabilmektedir. Dünyada kabul edilen ölüm oranı %5 ve altındaki orandır. Yine ameliyat sonrasında ortaya çıkan komplikasyonlar için dünyada kabul edilen oran %15-20’dir.