Mini Gastric Bypass

Bu teknikte mide, yemek borusunun devamı gibi ve tüp midedekine benzer bir şekilde, yaklaşık 2 cm kalınlığında ve 50-60 cc hacminde (= 4 yemek kaşığı kadar suyun hacmi) bir tüp haline getirilerek geri kalan mideden ayrılır. Yeni küçük ve dar mide tüpü, ince bağırsakların ortasındaki bir bölgenin (Treitz’dan itibaren 200. cm) kesilmeden buraya getirilip dikilmesiyle birleştirilir. Bu tekniğin RYGB’tan en büyük farkı, bağırsak bütünlüğünün bozulmaması ve tek bir bölgede işlem yapılmasıdır.

Mini gastrik bypass, standart gastrik bypass’ın ve tüp mide ameliyatının bazı özelliklerini birleştiren, etkili bir ameliyattır. Midenin üst kısmı bir tüp haline getirilir ve ince bağırsaklara bağlanır.

Mini gastrik bypass tek başına bir kilo verdirme prosedürü olarak uygulanabilir. Ayrıca daha önceden mide kelepçesi veya tüp mide ameliyatı geçirmiş ama kilo verememiş hastalarda veya mide kelepçesi yüzünden komplikasyon yaşamış ve revizyon ameliyatına karar vermiş hastalarda uygulanabilir.

Bu operasyonda, midenin üst kısmı ince bir tüp şeklinde, midenin geri kalanından ayrılır. Yeni ve daha küçük bir mide haline gelir. Bu yeni mide daha sonra, ince bağırsakların 150-200 santimetrelik ilk kısmından sonrasına bağlanır. Midenin ve ince bağırsakların üst kısmının geri kalanı vücutta kalmaya devam eder ama sindirimde görev almaz.

 
Mini Bypass Ameliyatı Kilo Vermeye Nasıl Yardımcı Olur?

1. Mide ve beyin arasındaki sinyaller değiştiğinden, açlık hissi azalır.

2. Daha az yemekle doyarsınız.

3. İnce bağırsakların bir bölümü sindirimde görev almadığından, tükettiğiniz gıdalardaki kalorilerin daha azı emilir.

 
Mini Gastrik Bypass’ın Uzun Dönemli Etkileri

Ameliyattan 2 yıl sonrasına kadar, fazla kiloların %70-85’i kaybedilir.

Uyku apnesi, tip 2 diyabet, eklem hastalıkları, yüksek tansiyon ve polikistik over sendromu gibi fazla kilolu olmakla ilişkili birçok hastalık, ameliyat sayesinde daha iyiye gider veya tamamen ortadan kalkar.